Aralık 31, 2009

Mutlu Olsun Efenim.


Yeni yılda bloglarımızın daha okunur , daha takip edilebilr ,sayaçlarımızın tavan yaptığı bir yıl olur inşAllah..Tüm blog okurlarının ,yazarlarının herkesin yeni yılını kutlarım .

Akp'siz ,teröristlerden arınmış ,adam akıllı sakin bir yıl geçirmenizi temenni de ederiz, şampiyonluk meşalesini taksimde yakmayı nasip eder inş Rabbim .

Mutlu yılların : )

Başarılar alpAslan


Alpaslan abi'nin alpaslan erdem'i transfer ettiğimizde.'' İlk defa takımda aynı isimden birini gördüm ,formasında inşAllah alpaslan yazar'' dediğini duymuştumn bir abi den .
O yüzden ayrı bir sempatim vardı kendisine ,çok şans bulamadı aslında ,bulsa birşeyler yapacağını dşündüğüm futbolculardan briydi kendisi .

Teknik ve süratliydi fakat futbolu unutma noktasına gelmektense gençlerbirliği ve tomas doll iyi şans kendisi için .

Başarılar baby face.

Aralık 28, 2009

Öylesine #2


Issız Kuytu Köşelerden



İzmir renktaşlarımızdan göztepe Playoff a kaldı ..Tabi mucize bir şekilde. Akhisar belediye 9 kişiyle turgutluyu yenince göztepe 34 puanla 2.oldu ve playoffta yerini aldı .
Dakika 84 olduğunda ilginç şeyler oluyor ..
84 te akhisar penaltı kazanıyor fakat aynı dakika da göztepe gol yiyor ve göztepe maçı 3-3 akhisarda 0-1 öne geçiyor .
Bu sırada göztepe tribunlerinde bir bağırış çağırış akhisarın gol attığını futbolculara duyurmaya çalışıyorlar. ve son dakikalarda göztepe 'nin golü gelince tabi yer yerinden oynuyor İzmirde.



Tribune sığmayan dışardakiler.

Galatasaray C.C -87 TT 71

Şampiyon Adaylarından TT 'yi de yenip son 4 'te 4 yaptık ..
Adam Akıllı Yürüyoruz .


Galatasaray Cafe Crown:
Darius Washington: 7 S, 3 R, 4 A
Murat Kaya: 5 S, 1 R, 2 A
Mike Wilkinson: 10 S, 5 R
Radoslav Rancik: 16 S, 6 R, 2 A
Evren Büker: 16 S, 8 R, 4 A
Simas Jasaitis: 19 S, 5 R, 2 A
Fatih Solak: 14 S, 7 R, 1 A


***


Periyotlar:
1. Periyot: 20 - 15
2. Periyot: 36 - 31 (16 - 16)
3. Periyot: 59 - 50 (23 - 19)
4. Periyot: 87 - 71 (28 - 21)

Aralık 26, 2009

Geniş Aile Fenomenimizdir.

Zekai'dir ulvidir diziyi dizi yapan ..Bu nasıl bi rol anlayışı arkadaş :) gece gece öldüm

''Zekai pırıl'ı tayanc a kaptırmanın üzüntüsünü kahvede demli çay içerek dertlendirir''

Eskilerden

Eskileri Ya'd edelim ...

Öylesine.

İstanbul Üniversiteli Aslanlar #3

unutulmAz tribunun yaşandığı Galatasaray - Ülkerfb 2009 (A.Şahenk)











Galatasaray -Samsun Bayan Basket Ve Galatasaray ,TT Erkek Basket 2009(A.Şahenk)


Forma Aşkı

Arda Turan



Abdulkader Keita

Aralık 25, 2009

diyor ki ;




"Arda çok yetenekli. Dünyanın her takımında oynar.
Kaptanlık da ona çok yakışıyor. Galatasaray'ı inanılmaz seviyor. Bu takım için
yapmayacağı şey yok. Çok genç olmasına rağmen takımda tüm futbolcular onu
seviyor ve saygı duyuyorlar. Hepimiz onu dinliyoruz. Herkes onun kaptanlığından
memnun. Kazanamadığımız bir maç sonrası soyunma odasında hırsından ağlaması beni
çok etkiledi. Bu derece takımını seven futbolcu için fazla bir söze gerek
yok.

''G.Saray şampiyon olacak. Buna takım olarak hepimiz sonuna kadar inanıyoruz. Lig sonunda biz bunu başaracağız. Bence ligi ikinci sırada Beşiktaş bitirir. Fenerbahçe de üçüncü olur''


Aralık 24, 2009

Seni Sevmeyen Ölsün ,Ölsün!

88 Eskişehir Şampiyonluk Maçı gibi
Eskiye dönüş



Tribunlerde Coşacaksın
Kupaları Alacaksın
Sen Şampiyon Olacaksın
Seni Sevmeyen Ölsün Ölsün
Seni Sevmeyen Ölsün Ölsün


2 Senelik Bu Çile
Bitsin Artık Bu Sene
Sen Şampiyon Olacaksın
Seni Sevmeyen Ölsün Ölsün
Seni Sevmeyen Ölsün
Ölsün !

Galatasarayımız - Trabzonspor 2-1




Maçın geç olması nedeniyle tayfayla buluşup Trabzonspor'u önce ps de yenip onun mutluluğuyla da orjine gidip köftenin tadına baktık.Orjinde kafa bulma sevdası sonrAsı tribundeki yerimizi aldık .

Kaç posttur Caner Caner diyoruz yüzümüzü karartmıyor . Hakan Balta'nın değil Kewell ın yedeğidir dedik kendisine .e tabi kewell arda olduğunda da Caner'e yedek görünüyor .Hertürü oynasın teknik adamdır kendileri :)


Arda bugün klasına yakışır oynadı ..Yakında fenerbahçe damgası vurmaya,takımı bölen oyuncu konumunda olduğunu söyleyenlere inat .BAKINIZ o hala ADAMIMSIN SİPSİ tadındadır.
Aydını geçen seneden beri oynaması gerek diye ısrar ettik fakat bu sene adamda bi iştahsızlık var. Tipinin değil tavrının ve futbolununda kewell a benzemesi dileğiyle umarım 2.liglerde sürünmez.
Aykut herzaman hazır 2.kalecimiz ..Leo'nun yerinde olsa benım için sorun olmaz.efendidir severiz .


***
Tribunun uzundur güzel olduğu maçlardan biri oldu .Tribunun güzelliğine ve kendi adıma utandığım,tribunun güzelliğine gölge düşüren olaysa maçtan sonra öğrendiğim Trabzon taraftarı 4 gencin ölümü üzerine yapılması unutulan diye düşünmek istediğim BAŞSAĞLIĞI pankartıdır.

Benim gibi tribun abilerinin de bu olaydan haberdar olmadığını düşünüyorum .
Acılı günlerinde bizim yaptığımız makaralara küfürle karşılık veren trabzonspor taraftarları da kendilerinin haklı olup olmadığını da düşünmelidirler biraz.Acılı günde ana bacı kaymak olmaz.

Başı Sağolsun Tüm Trabzonspor Taraftarının.

Aralık 23, 2009

23.12.2009 İddaa Tahminleri


12 Aralık Çarşamba İddaa Tahminleri ;

522 Giresunspor - Bursaspor ( İY 2 ) 1.5


Liglerin devre arasına girmesiyle ZTK maçları start alıyor.

Giresunspor Bank Asya 1.Ligde zor gün geçiriyor,Bursaspor ise ilk yarıda Süper Ligde iyi bir performans gösterdi.Son hafta deplasmanda Beşiktaş JK takımını 2-3 yenerek şampiyonlukta iddialı olduğunu gösterdi.
Bursaspor için kolay geçebilecek bir karşılaşma kuponlarda ilk yarı sonucu 2 olarak bulundurmakta fayda var.

526 Le Mans - Monaco ( 1 ) 2.2

Fransa Ligue 1'e hafta içi karşılaşmalarıyla devam ediliyor.Benim senelerdir Le Mans takımına karşı ilgim vardır ve hep takip ederim.Son hafta Lille deplasmanında ilk yarıda yedikleri 3 golle sahadan mağlup ayrıldılar.Bu seneye kötü başladılar,yeni teknik direktörleriyle çıktıkları iki maçtan 1 G 1 M aldılar.
Monaco ise geçen yılların aksine ligde daha başarılı girdi.Son hafta Lyon takımıyla 1-1 berabere kalarak hanelerine 1 puanı yazdırdılar.Fakat bu deplasmanda şansları son derece az.

529 Lyon - Montpellier (h1) Lyon Galibiyeti

Lyon son haftalarda oldukça istikrarsız bir haftası bir haftasını tutmuyor.Zirveyle arasında 10 puan fark oldu şimdiden.Bunun daha fazla açılmasına izin vermiyceklerdir.2 Farklı galibiyet alırlar.

530 O.Marseille - Auxerre

O.Marseille son hafta 80 dakika 10 kişi oynayan S.Etienne'yi yenemeyerek taraftarlarını hayal kırıklığına uğrattı.Oysa ki daha ilk yarıda 3 net pozisyondan yararlanamamışlardı.Fazla uzatmadan 1 oynamanızı öneriyorum.



Bursa İY 2
Le Mans 1
Lyon h(1) 1
Marseille 1


Ben 30 tl yatırdım rastgelsin inşallah. =)


gogomania

Aralık 22, 2009

Galatasarayımız -Trabzonspor ZTK .1hafta


23 Aralık Çarşamba
GALATASARAY – Trabzonspor (Ziraat Türkiye Kupası)
( TRT 1 Canlı - 24 Aralık Perşembe 15.00 Bant - GSTV)
21:30 - Ali Sami Yen



Trabzonspor Maçı Bilet Fiyatları
Numaralı Grup 1: 150 TL
Numaralı Grup 2: 100 TL
Kapalı Alt Grup 1: 100 TL
Kapalı Alt Grup 2: 80 TL
Yeni Açık Alt: 25 TL
Yeni Açık Üst: 25 TL
Eski Açık: 25 TL
Oradayız!

staywithusharry.com


Buyrun bi göz atın


Gazetelerde çıkan haberlerin ve birçok platformda gideceği ile ilgili konuşmaların ardından böyle bir site yapmaya karar verdik. Harry Kewell Galatasaray’da kalır veya Galatasaray’dan gider; önemli olan bu değil, Galatasaray taraftarları olarak tüm futbolseverlere neden Harry Kewell gibi futbolcuların değerli olduğunu gösterebiliriz.

Sitenin yapılma amaçlarından bir diğeride, Harry Kewell’ın futbolu Türkiye’de ve Galatasaray’da bırakmasını istememizdir. Elbette Kewell’ın gitmesini istemiyoruz, elbette Galatasaray’da onu izlemenin zevkini bir kaç sene daha yaşamak istiyoruz. Bu sebeple, Galatasaray taraftarları olarak hem Harry Kewell’a hem de yönetimi bir mesaj gönderme çabasındayız. Sitemizin işe yaraması dileğiyle sizlerden gelecek paylaşımların içtenlikle kabul göreceğini unutmayınız


http://www.staywithusharry.com/

Galatasaray Formaları

Galatasaray formalarını tasarlayan bir blog var ŞURADA haziran da yapılacak oylamada kim birinci olursa ona uefa kupası final forması hediye edilecekmiş .Tasarımlar içinde en beğendiğim budur .klüp takip ederde böyle rengimize uygun birşeyler çıkar inş.

Aralık 21, 2009

Alt Aşortman Var Kewell

Robinho Ve Elano

Kewell ve Elano



Yukarda 2 güzel gol sevinci ,Robinho döktürmüş elano eşlik etmiş .bizim kewell ve elano'nun dansı da muhteşem hani . .Kewell bu ne sempatiklik arkadaş ,Hep bizde kall ,hep bizle kall ..ll

***

Ekşi sözlükte Harry 'e yazılmış Tehditkar bir entry :)



bırakıp gidersen beni deli olurum
dama çıkar kurşun sıkarım yoldan geçenlere,
bırakıp gidersen beni jimi hendrix’in plağını pikaba koyar
hep aynı parçayı çalarım ölünceye kadar
bırakıp gidersen beni on kasa viski getirtip kafayı çeker
evin girişine dikilir nara atarım
bırakıp gidersen beni tutar çocukluğunda oynadığın bebeği
kılım kıpırdamadan elektrik süpürgesinin
kordonuyla boğarım
bırakıp gidersen beni abdal olur da
bozkırda kral lear gibi durmadan konuşurum
bırakıp gidersen beni analar kurumu’na haber gönderir
tez elden kısırlaştırılmak isterim
bırakıp gidersen beni buzluğu en soğuğa ayarlayıp içine
girer uzanır uyku bastırsın diye beklerim
bırakıp gidersen beni rehberde adı olan herkese telefon
eder her seferinde deli gibi gülmeye başlarım
bırakıp gidersen beni bütün giysilerini dolaptan alır
odanın ortasında ateşe veririm
bırakıp gidersen beni şişedeki yoğun nişadır eriğini
bir dikişte içer bitiririm
bırakıp gidersen beni aynanın önüne geçer
usturayla suratımı paramparça ederim
bırakıp gidersen beni oturup gözlerimi duvara diker
öylece beklerim geri dönmeni.

bilmem anlatabildim mi?’’

Mutlu Yıllar


Yıllar ikimizden de çok şeyler götürmüş
Sen yeni yuva kurarken bizi paramparça bölmüş





Sen esas alemi seçtiğinden beri
Ben o saniyede bittiğimden beri
Dünya bildiğin dünya, dönüp duruyor işte
Uzun uzun konuşuruz birgün son İstanbul beyi

Bu Tarih Pedro'yu yazar.


Bilindiği gibi Barcelona Dünya Klüpler Şampiyonasını kazandı .Barcelona gibi tarihe geçen bir oyuncu da Pedro oldu
22 yaşında bunu başaran ilk futbolcu oldu .6 farklı turnuvada gol atma başarısını gösterdi

La Liga
Kral Kupası
Şampiyonlar Ligi
İspanya Süper Kupası
Uefa Süper Kupa
Dünya Klüpler Şampiyonası

Galatasaray Yobazı


Hadi biz sevdamız,armamız uğruna yobazız diyoruz.Kredi kartımdan para çekemeyipte Galatasaray gibi bir klübün mali işlerinden sorumlu kişiler orda nasıl duruyor anlamadım . Kombine alıyoruz,acaba bu maç okunmayacak mı korkusuyla stada giriyoruz .

1 ay arayla 2 defa msj geldi telefonuma işin ilginci msj'ın başlığı ''GS DERGİ'' gs dergi ne alaka kombine ne alaka şokunu yaşadıktan sonra belli bi tarihte kredi kartımdan para çekilemedğini kartımın kapatılacağını söylüyor.

E kardeşim benim kartımda limit var ,sen çekemiyorsan benim suçum ne ? Bu işi halledemiyorsan senin orda işin ne ?Altına bir numara yazılmış arıyorsun gece 12 de bile numara meşgul çalıyor,telefonun ahizesini açık bırakıp mı gittin bilader anlamadık ki ..ne zaman çözülür bilinmez ,bir arkadaşın ibb maçına girememesi de korkumu arttırdı.3 maçtır giremeyeceğim korkusuyla gidiyorum .Bakalım hangi maç top patlayacak .

Yeter Artık Kazandık 1-0




Evden Maça 1 saat kala çıktığımda üstümde bi halsizlik,maç izlemek gelmiyordu içimden .Belki puan kaybedeceğiz korkusu vardı içimde sonra abi'nin doğum günü olduğunu hatırlattı bir arkadaş ,ulan heralde bundan dedim girdim stada.
Sonra pankartlar dağıtılmaya başladığında ,kupalı pankartı biz aldık sonra Barış Manço ''unutamadık Ağbey'' dediğinde duygusallık çöktü üstüme .Bugün Alpaslan Dikmen için kazanırız lan dedim ,ne bilim bukadar pankartı ,bu kadar tezahüratı duymayan futbolcu yokturdur,yönetim futbolcu,taraftar diyorsak bizi anlarlar en azından daha bi hırsla oynarlar dedik ..İlk yarı öyle de oldu ,bi türlü golü atamasakta bizi anlayan tek kişi vardı sanırım




O yüzden ,bu taraftar fedakar olanı unutamazdı öyle de oldu.Bu pankartı çoktan haketmişti.

Maç artık kazanılması gereken bir maçtı ,kendi sahamızdaki son 2 maçtaki kısır beraberlikler sonrası aldığımız bu galibiyet 2.yarı için iyi olacak ..En çok Caner'i beğendim ,çok teknik ,sezon başından beri tribunde bekleyin bu adamı deyip duruyorum kara çıkartmasın yüzümüzü ,Hakan Balta'nın tahtına adaydır benim için.

Yorumcular ve bazı kişiler Elano'ya top atılmıyor diyor,böyle saçma şey mi olur arkadaş ,bu maç özellikle öyle bişi oluyor mu diye merak edip elano'yu takip ettim .Mehmet Topal arkasını dönmüş gidiyor elano elleri açıp 3 kişinin arasında alakasız yerde 2,3 defa top istiyor .Arda biraz bencil de olsa sorumlu insan bencil olur bazende .Baros 2.yarının ilk maçında sahadaymış ..Korksun Atletico

Allah Bozmasın diyelim .


Aralık 17, 2009

Ultra Hareketi




Bazı kıyaslar kafamı karıştırsa da ,okuyup birşeyler öğrenilmesi gereken güzel bir yazı olmuş .




Dünya’da Ultra hareketi: “Katı olan her şey buharlaşıyor”


Futbolun bildik güzelliklerini, sorunlarını her gün her yerde konuşuyoruz. Oysa bir de, hadi bilmediğimiz demeyelim ama, bir şekilde gözden ırak tuttuğumuz yanları var. Goal.com'un yeni yazı dizisi "Öteki Futbol", futbolda alternatif hareketlerin nabzını tutuyor. Onur Yazıcıoğlu'nun kaleminden takip edeceğiniz "Öteki Futbol"un ilk konusu, Ultra hareketi.
Özelikle kapitalizmin futbola fazlaca egemen olduğu ülkelerde “Ultra” adı verilen tribün grupları seslerini fazlaca yükseltiyor. Fakat bu demek değil ki; Ultralar sadece beş-altı köklü futbol liginde yer alıyor. Artık neredeyse futbolun kalp atışlarının duyulduğu her noktada, Ultralara ya da farkında olmasalar da Ultralar gibi davranan tribün gruplarına rastlamak mümkün.

Biz yine de hikâyeye meselenin kaynağından, yani İtalya’dan başlayalım. Emperyalizmin dünyadaki egemenliğinin artmasında futbol da din gibi kitlelerin bir arada durmasını sağlayan yapı taşlarından biri olarak kabul edildi. Liman işçilerinin bolca bulunduğu Güney Amerika’nın liman kentleri, İngiltere’nin yoksul ve çalışan kesimleri, İspanya gibi uzun yıllar diktatörlükle yönetilmiş ülkeler ve kuşkusuz İtalya, futbolun yoksul kitleler tarafından hemen benimsendiği başlıca coğrafyalar olarak bilinegelir.

Fakat kapitalizm durduğu yerde duran bir sistem ya da örgütlenme biçimi değil. Pazar alanını genişletemediği, daha fazla kaynağı tüketim ağına sokamadığı sürece kendi retoriği içinde hatalar veren ve bu hatalar üzerine kendi varlığını yeniden üretebilen bir sistem kapitalizm. Futbol dünya üzerinde kökleştikçe ve işçi sınıfının ilgisi bu alanda yoğunlaştıkça, egemenler hem siyasi hem de ekonomik yapı içinde futbolun daha işlevsel bir yeri olduğunu fark etti.

Artık maçların müşterileri bazen 10 binlerle, zaman zamansa 100 binlerle ifade edilir oldu. İşte kitle bu derece artıp kemikleşince, fırsat kaçmadı. Maç bilet fiyatları yükseldi. Kale arkası tribünler yoksulların, işçilerin, işsizlerin, gettoların, varoşların toplanma alanları hâline geldi. 60’ların sonu 70’lerin başı İtalyan taraftar kültürü açısından yeni bir sayfanın açılması anlamına geliyordu. Kale arkası tribünlerinde politik pankartlar görülüyor, üzerlerinde parkalar, kamuflajlar olan, ayaklarına gerilla postalı giymiş taraftarlar kale arkası tribünlerindeki yerlerini almaya başlıyordu. Ultralar artık endüstriyel futbolun karşısında bir bayrak olacaktı.
“Ultra” sıfatıyla tribünlerde yer alan taraftarlar, yaptıkları gösteri ve tezahüratlarla maç boyunca kendilerini hissettirmeye başladılar. Sürekli şarkılar söylenmeye, bayraklar sallanmaya başladı. Deplasmanlara gidildi, her tribün kendi kahramanlık hikayelerini ve kahramanlarını üretmeye başladı. Artık taraftarlar için “12. Adam” ifadesi kullanılmaya başlandı. Özellikle Genoa’nın kuzey kale arkası (North Terrace) ve Fiorentina’nın Fiesole Curva’sı ilk ortaya çıkan Ultra tribünleri oldu.

Ömrü en uzun Ultra grubu, Milan’ın efsanevi Fossa dei Leoni(FDL) grubu olarak kabul edilir. 1968 yılında kurulan, kareografilerinin namı dünyanın dört bir yanına yayılmış olan FDL, 1 Kasım 2005 yılındaki pankart faciasıyla kendini fesh etti. Mesele şuydu; PSV ile oynanacak deplasman maçından önce Juventus’un Viking Juve adlı tribün grubu, FDL’nin pankartını çalmış ve çaldıkları pankartla fotoğraflar çektirmişlerdi. Pankart tribünün namusudur raconu gereği FDL tribünden çekilme kararı aldı.

Kendisi için “Ultras” sıfatını kullanan ilk tribün grubu ise Sampdoria’nın radikal taraftar topluluğu Ultras Tito Cucchiaroni oldu. Tito Cucchiaroni, 1958-1963 yılları arasında Sampdoria’da oynamış ve tribünlerin sevgilisi olmuş Arjantinli futbolcuydu. 44 yaşında trafik kazasında hayatını kaybettiyse de ismi bu tribün grubuyla ölümsüzleşti.

70’li yıllarda yüzlerce irili ufaklı Ultra grubu İtalyan tribünlerinde yer aldı. Kimi uzun ömürlü oldu, kimiyse kısa sürede tribünlerden silindi. Bu tribün grupları genellikle kentlerin yoksul semtlerinde bir araya gelen taraftarlarca kuruldu. Örneğin Sampdoria’nın Ultras Tito Cucchiaroni grubu, Genoa’nın Sestri Ponente semtinde filizlendi. Mahalle barları, okullar, kent pasajları gibi alanlar bu toplulukların buluşma merkezleri hâline geldi. Çoğu grup sadece futbol için buluşmuyordu. Futbolu bir aracı olarak gören Ultra grupları, benzer politik görüşlerde insanların bir araya gelip eylemlilik oluşturdukları aktivist topluluklardı aslında.

Ultra gruplarını tribünde seçmek o kadar kolay olmaya başlamıştı ki. Tribünleri kaplayan dev pankartlar, vahşi hayvan figürleriyle süslendi. Çoğu grup pankartlarında aslan, kaplan, kartal gibi hayvanlara takım formaları giydirdi. Herkes cebindeki üç kuruş parayı bir araya toplayıp, deplasman otobüsleri ayarlıyor, boya ve bezlerden pankartlar hazırlıyor ve yine para kaldıysa davullar, trompetler satın alınıyordu. Artık bu tribün grupları küçük çaplı orduları andırmaya başlamış ve maç öncelerinde, sonralarında sokak kavgaları baş göstermişti. Özellikle politik duruşlardaki farklılaşmalar bu kavgaların temel noktalarını oluşturuyordu.

1974 yılında oynanan Roma-Lazio maçında çıkan kavga İtalyan futbolu açısından hâlâ unutulmaz bir mihenk taşıdır. Sağcı Lazio taraftarlarıyla, solcu Roma taraftarlarının tribünde başlayan kavgaları, polisin gözyaşartıcı bomba müdahalesiyle sonlanmıştı. Benzer olaylar Sampdoria-Torino maçında da aynı yaşandı.

Artık faşist tribün gruplarıyla, solcu tribün gruplarının safları ve vahşi rekabet alanları gözle görülür şekilde belirginleşiyordu. Livorno-Pisa, Brescia-Bergamo, Palermo-Catania rekabetleri bu tür rekabetlerin belirdiği alanlardı. Ancak en çok mevzu çıkan maçlar solcu Vicenza taraftarlarıyla, faşist Veronalılar arasında çıktı.

Yıllar geçtikçe ok yaydan çıktı. İtalya’nın dört bir yanında futbol kavgaları çıkmaya başladı. Ultralar artık kendi aralarında ikiye bölünmüştü. Tek ortak nokta yoksul insanların bir araya gelmesiydi. Artık solcu Ultralarla, faşist Ultralar vardı. Meydan kavgalarında taraftarlar yaralanıyor ve hatta ölüyordu. Demir sopalar, taşlar, meşaleler, sokaklara kurulan barikatlar, yanan lastikler etrafında kar maskeli taraftarlar… Ölen tribün çocuklarının isimleri tribün kahramanlıklarına dönüşüyor, cesaret efsaneleri alıp yürüyordu.

Ultralar’ın ortak yönleri artık sınıf bilinci değildi. 90 dakika destek, abartılı tribün gösterileri ve kavgadan kaçmamak. Sol görüşlü gruplarsa artık Avrupa’nın dört bir yanındaydı. Birbirini kardeş ilan eden gruplar için artık tuttukları takımdan önemli olan tuttukları saftı. Irkçılığa, faşizme, endüstriyel futbola karşı duruşlarını muhafaza edenler artık enternasyonal bir bağ içine girmeye başladı.

Avrupa’daki solcu takımlar arasındaki bağ arttı. Öne çıkan sol muhalif takımlara dünyanın diğer bölgelerinden de katılımlar oldu. İşte bu bağ içinde öne çıkan kulüpler:
Avrupalılar

Livorno (İtalya)

Inter (İtalya)

Celtic (İskoçya)

St. Pauli (Almanya)

Eintracht Frankfurt (Almanya)

Freiburg (Almanya)

AEK (Yunanistan)

Iraklis (Yunanistan)

Panathinaikos (Yunanistan)

Hapoel Tel Aviv (İsrail)

Marsilya (Fransa)

FC United of Manchester (Manchester United değil, İngiltere)

Partizan (Sırbistan)

Barcelona (İspanya)

Standard Liege (Belçika)

Avrupa dışı

Argentinos Juniors (Arjantin)

Chacarita Juniors (Arjantin)

Atletico Colegiales (Arjantin)

Atlas (Meksika)


Doğu Bloğu’ndan sonra

Varşova Paktı’nın dağılmasından sonra Avrupa’daki Ultralara eklemlenmeler oldu. Eskiden sadece devlet eliyle yönetilen kulüpler de artık küresel kapitalizmle baş başa kaldı. Komünizm döneminde devletin müsaade ettiği kadar taraftar olabilen kitleler artık kendilerini göstermeye başlamıştı. 1989 yılında Romanya’da Ultra hareketi başladı. Bükreş takımlarının tribünleri artık renklenmeye başlamıştı. Kendine ilk “Ultra” diyen grupsa Steaua Bükreş’in 1995 yılında kurulan Armata Ultra grubu oldu. Bu grup hâlen varlığını güçlü bir şekilde hissettiriyor. Ghencea Stadı’nın kuzey tribünü onların elinde. Titan Boys, Desant, TK ve Nucleo gibi alt gruplardan oluşan bir birleşim artık Armata.

Steaua’nın ezeli rakibi Dinamo Bükreş tribünlerinde de 1996 yılında hemen bir Ultra grubu kuruldu: Nuova Guardia.



Bitmek bilmeyen Ultra grupları

90’lı yıllarda “Ultra” olmak artık modaydı. Tribünde çokça bayrak sallayıp, desibel yarışına giren herkes Ultra olmanın tadına varmış sayıyordu kendini. 2000’li yıllara gelindiğinde yönetimlerle el sıkışıp, Ultra ürünlerini kulüp yönetimlerince ortak satışa çıkaranlar mı ararsınız, yine yönetimlerle el sıkışıp başkan şakşakçılığı yapan Ultra ruhlu gruplar mı ararsınız, ne isterseniz var. Üstadın da söylediği gibi: “Katı olan her şey buharlaşıyor.”

Bir Çay Molası


Bloga eskisi kadar sık yazamayacağım, kpssye hazırlanıyorum bu aralar.pek kasmasamda yine de çalışıyorum sayılır : )karikatürdeki gibi değil benim ki ilk olsada yükleeeeeniyoruz artık .
Arada Sırada girip yazarım mayıs ayı sonuna kadar böyle idare edeceğiz artık .tüm emekcilere kolay gelsin.

Galatasarayımız - Gençlerbirliği ve ultrAslan Fikir Alışverişi


Galatasarayımız
Gençlerbirliği
Hakem : Kuddusi Muftüoglu
Tarih 19.12.2009 20:00
Yer ALİ SAMİ YEN



Tribunun düzensiz olduğu bu günlerde bu toplantı güzel olacak umarız.Uni'nin aldığı bazı kararlar var ,onlarda tartışılacakmış .Maç gününe denk gelmesi güzel oldu ,orada olacağz inşAllah.


Serdar Topraktepe




Serdar Topraktepe kocaelispor için çok şey ifade eden bir futbolcu.Herkesin para peşinde koştuğu zamanda arması için ,taraftarı için mücadele eden ender futbolculardan biridir ..
Bakın Kocaelispor aşığı biri neler yazmış ,
Serdar topraktepe kimdir


Son yıllarda daha çok düşünür hale geldim. Bu kent için, karşılığını beklemeden, kendinden bir şeyler vererek, kendini aşarak, ruhunu, kalbini ortaya koyarak mücadele eden, elinden gelenin fazlasını vermeye çalışan kaç insan sayabilirsiniz?..

Hemen herkes, bu kenti ve bu kentin kurumlarını, ucundan kıyısından tırtıklamak için çalışmıyor mu?.. Kimi siyasi rant peşinde, kimi maddi çıkar peşinde koşmuyor mu?.. Karşılık beklemeden, çıkar hesabı yapmadan, yaralı parmağa idrar veren kaç kişi kaldı bizim şehrimizde?..
Pazar günü, Kocaelispor-Mersin İ.Y. maçını, gazetede televizyondan izledim. O ağır sahada, Kocaelispor ve kent açısından çok önem taşıyan bir maçta, Kocaelispor takımının Kaptanı Serdar Topraktepe"nin performansını izlerken, İşte budur dedim.
Çok ağır, her tarafı sularla kaplı bir zemin. Kocaelispor kaptanı Serdar, 30"u çoktan aşmış bir futbolcu. Üstelik, yıllardır bu kulüpten doğru dürüst para almamış. Birlikte oynadığı takım arkadaşlarının büyük bölümü çocuğu yaşında.

Kulübün hali ortada. Serhan Gürkan, O.N. Yaman gibi adamlar Başkan olmuş, kulübü tırtıklamışlar. Yönetici geçinenlerin çoğu Kocaelispor"u kullanmışlar. Hatta, Damarımı kessen, Yeşil-Siyah akar diye bağıran taraftarların bir bölümü bile, Kocaelispor"u geçim kapısı yapmışlar.

Serdar, Türk futbolunun uçarı adamlarından biri. Gezmeyi, tozmayı, yaşamayı sever. Futbolda zirveyi de gördü. Yeri geldi, sıradan futbolcu da oldu. Bu yıl, hadi bilemediniz gelecek yıl, Serdar"ın aktif futbolculuktaki son dönemleri.
Beklentisi yok. Kariyer kaygısı yok. Bu kulüpten, emeklilik tazminatı bile alamayacağını da biliyor.
Ama Kocaelispor için olağanüstü önem taşıyan maçta, Serdar Topraktepe, kaptan olmanın, Kocaelisporlu olmanın, insan olmanın, olağanüstü bir örneğini verdi. Profesyonelliğini bir kenara bıraktı. Ruhunu koydu, kalbini koydu.

Maçı dikkatle izledim. Serdar önemli hatalar yaptı. Top kaybetti. Maç golsüz devam ederken, çok önemli bir fırsatı kaçırdı. Eminim, iki metreden topu boş kaleye sokamadığı o pozisyonda da aşarı heyecanının ve motivasyonunun kurbanı oldu.

Serdar, maç boyunca, en az 10 kez, çamurun içine, buz gibi havada donmak üzere olan saha içindeki gölcüklerin içine düştü. Sırılsıklam oldu. Televizyon ekranından bile nasıl yorulduğu, fizik gücünün nasıl tükendiği, nasıl dilinin dışarı çıktığı açıkça görülüyordu. Herhalde O Mersin maçı sonrasında, Kaptan Serdar birkaç gün yataktan çıkamayacaktır.

Buna rağmen, 78 nci dakikada kendini boşa çıkarttı, topla buluştu, rakip ceza sahasına girdi. Korktum, artık gücü yetmeyecek, kaleci ile karşı karşıya olmasına rağmen topa vuramayacak, devrilecekti. Serdar, burada da aklını kullandı. Arkadan gelen rakibi dokunduğu anda, kendisini çok güzel biçimde yere attı. Takıma hayati penaltı kazandırdı.

Serdar, egosunu yenemeyebilir, Bu takımın kaptanı, golcüsü benim diyerek, penaltıyı atmak da isteyebilirdi. Kimse sesini çıkartmazdı. Bunu da yapmadı. Kendisini saha dışına taşıdı. Genç arkadaşlarına yetkiyi, sorumluluğu verdi. Penaltıyı Onur kullandı, hayati bir gol kazandırdı.

Pazar günkü maçın ardından, Kocaelispor konusunda ilk kez içimde bir umut ve iyimserlik var. Muammer Çelik"in, bu kulübü, bu takımı koşulsuz sevdiğini biliyorum. Başkanlık görevine talip olurken, yola çıkarken, kendisiyle sık sık konuşma imkanını da buldum. Kafasının bastığı insanları yönetime alması konusunda destek verdim: Abi, bu kulübü batırdılar. Bu memleketin evladı dediğimiz insanlar soydu. Siyaset ilgilenmedi. Rezil ettiler. Bundan sonra, şunun kaşı kara, bunun ağzı yamuk bakamayız. Kim para verecekse, kim karşılıksız iş yapacaksa, al yönetime. Başka çaremiz yok diye de kendisine destek verdim.

Şimdi Muammer Çelik"in sevgisi ve inadı, kararlılığı, Serdar Topraktepe gibi bir kaptanın liderliğinde, bu takımın kurtulabileceği konusunda umudum var.
Kaptan Serdar, pazar günü büyük bir örnekti. Serdar tipinde, ununu elemiş, eleğini asmış, futbolculuk kariyeri boyunca aslında neredeyse hiçbir maçta pek fazla hırs yapıp, kendisini paralamamış bir futbolcu, üzerindeki formanın hakkını böyle verebiliyorsa, bu takım kurtulabilir.

Dünyanın bütün kulüplerinin efsane isimleri var. Fenerbahçe"de Lefter, Cemil Turan; G.Saray"da Metin Oktay, Fatih Terim; Beşiktaş"ta Baba Hakkı, Vedat, Yusuf, Sergen; Bayern Münih"te Beckenbauer, Ajax"ta Cruyf, daha pek çok kulüp ve pek çok isim sayılabilir.

Serdar Topraktepe, bence geçen pazar günü Mersin maçındaki inanılmaz özverisi, maçı kazanmak için yaptığı büyük fedakarlık ve gücünün son zerresine kadar sahaya koyuşu ile kulüp tarihine geçmiştir.
Eğer Kocaelispor bu sezon bu ligde kalır, sonraki yıllarda eski parlak günlerine döner ve günün birinde modern bir stadı, bu stadın içinde bir kulüp müzesi olursa, o müzenin girişine, bütün genç futbolculara örnek olsun diye, Serdar"ın bir heykeli konulmalı, altına da Kocaelispor Kulübünün makus talihinin belki de dönem noktası olan Mersin İ.Y. maçının tarihi (13.12.09) yazılmalıdır.
Herkesin bir yerinden tırtıkladığı, herkesin çıkar hesabı yaptığı bir kentte, pazar günü Kaptan Serdar Topraktepe, anlayabilenler için bir örnek oldu. Bir büyük ders verdi. Çamura bulandı, buz gibi suyun içinde defalarca yuvarlandı. Para yok, pul yok, kariyer beklentisi yok.

İnsanlık budur. Adamlık budur.
Haydi Kaptan Serdar... Haydi Başkan Çelik...
Kurtarın şu takımı... Bu kentin ölmediğini, bu kentin takımının daha aşağılara düşmeyeceğini kanıtlayın.
Bizim üzerimize düşen görev neyse, söyleyin, biz de onu yapalım.
Bu kentin daha fazla onursuzluğa, daha fazla sahipsizliğe tahammülü kalmadı.

Özgür Kocaeli Gazetesi
İsmet ÇİĞİT

Coritiba Holigans 2


coritiba tribunlerinin yaptığından şurada bahsetmiştik .6 aralıkta oynanan bu maçtan sonra Brezilya federasyonu bunlara öyle bir ceza vermiş ki şamar oğlanına dönmüşler
240.000 euro para cezası ve 30 maç saha kapama cezası verildi. Buna göre Coritiba takımı 30 maç boyunca tarafsız sahada rakipleriyle karşılaşacak.
daha önce böyle bir ceza verildi mi bilmiyorum ama sanırm rekor bi ceza bu .Hem 2.lige düş hem de 30 maç ceza al .Taraftarlık bu olmasa gerek

Vallahi tek kelimeyle Taksimde Sallandırmışlar .

Yılın Bidonu


İtalya da sezonun en pahalı transferlerinden biri Felipe Melo Yılın Bidonu seçildi.Bu sene TSL'de kim olur diye düşündüğümde çoğu kişiyi ezip geçen Nihat Kahveci sanırım .
nihatı severim formsuz olduğunu ,sakatlıktan çıktığını v.s düşünmek saçma biraz 16 hafta oldu bir adamın ayağı kırılsa Allah korusunu , 16 haftada form tutması gerekir .Benim için bu yılın bidoununu hak etti.2. yarı g.t etmemesi dileğiyle,bencilliğe devam

Napoli tribunleri

Aslında tribunde pek birşey yok ama sadece 1 kişi'nin büyük bir topluluğu organize ediş şekli çok güzel ..yok bizde böyle birşey,bir de bizdeki megafonlar duyulmuyor bile adamlar üretmiş arkadaş :D
kameradaki şapka da güzelmiş hani.

Son 10 Yılın Mucizeleri


Birinci doğru seçilmiş gibi ,2.sıraya Çek maçını koyardım ben olsam ,ama yine adaletli olmuş .

***


Geride kalan 10 yılda en büyük geri dönüşlere sahne olan 25 maçı İngiliz Bleacher Report derledi. Haberde Türk Milli Takımı de yer alırken, zirvede ise yine bir İstanbul mucizesi var
Milenyumun ilk 10 yılı geride kalırken, bu süre büyük maçlara ve geri dönüşlere sahne oldu. Kupa finallerinden lig maçlarına kadar, şanslıyız ki çok sayıda önemli anları yaşama fırsatı elde ettik.
Radyospor'un haberine göre, geride kalan 10 yılda en büyük 25 maçı İngiliz Bleacher Report derledi.
A milli futbol takımımızın Euro 2008'de yarı finale kaldığı Hırvatistan maçı, en iyi karşılaşmalar arasında yedinci sırada gösterildi. Millilerin Hırvatistan'ı penaltılarla elediği maçın 119. dakikasında gol atan Semih "soğuk kanlı katil" olarak nitelendirildi.

Bu maçta iki tarafında ciddi pozisyonlar yakaladığını buna karşın kalecilerin devleştikleri belirtilirken, Hırvatistan'ın uzatma dakikalarında Ivan Klasnic'le öne geçtiği ancak Türkiye'nin inanılmaz bir geri dönüşle eşitliği sağladığı kaydedildi.

Brezilya'nın, Almanya ile 2002 Dünya Kupası final maçının altıncı en iyi maç olarak gösterildiği listede, Türkiye'nin 2-0 geriden gelip 3-2 galip ayrıldığı Çek Cumhuriyeti Euro 2008 grup maçı da en iyi beşinci karşılaşma olarak nitelendirildi.

Aynı internet sitesinde Türkiye'nin turnuvanın en inanılmaz geri dönüşünü gerçekleştirdiği vurgulanırken, Türkiye'nin son 15 dakikada bulduğu gollerle rakibini saf dışı bıraktığı dile getirildi.

Listede ilk dört sırada ise şu maçlar yer aldı.

4. sırada: Chelsea ile Barcelona arasında oynanan ve 1-1 biten 2009 Şampiyonlar Ligi yarı finali ikinci maçı. Barcelona bu sonucun ardından tur atladı ve finalde Manchester United'ı da 2-0 yenerek şampiyon oldu.

3. sırada: İtalya ile Fransa arasında oynanan ve Zinedine Zidane'ın Materazzi'ye kafa attığı 2006 Dünya Kupası finali. Maç'ın normal süresi 1-1 sona erdi, penaltılarla İtalya 5-3 kazanarak kupayı müzesine götürdü.

2. sırada: Dünya Şampiyonu Fransa ile İtalya arasında oynanan Euro 2000 finali. İlk yarısı golsüz sona eren maçın 57. dakikasında İtalya Marco Delvecchio'nun golüyle 1-0 öne geçti. İtalyanlar şampiyonluk şampanyalarını açarken Sylvain Wiltord uzatma dakikalarının dördüncüsünde İtalya ağlarını havalandırdı. Altın gol kuralının uygulandığı turnuvada, uzatmalar oynanırken 103. dakikada Trezeguet sahneye çıktı. Fransa'yı öne geçiren golcü oyuncu kupayı da Fransa'ya kazandırdı.

1. sırada: Liverpool ve AC Milan arasında İstanbul'da oynanan Şampiyonlar Ligi finali.

Milan maçta Paolo Maldini, Andrea Pirlo ve Hernán Crespo'nun golleriyle 3-0 öne geçti. Çok kişi maçın bittiğini düşünürken ikinci yarıda Liverpool sahneye çıktı. İkinci yarıda altı dakikada Steven Gerrard, Vladimír Šmicer ve Xabi Alonso'nun golleriyle üç kez ağları havalandıran Liverpool eşitliği sağladı. Penaltılara giden maçı 3-2 kazanan Liverpool, İstanbul mucizesini gerçekleştirirken beşinci Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuna ulaştı.

Sturm 1 -Galatasarayımız 0

c
Hazırlık Maçları bile izlenilesi maçlardır .Kendini göstermeye çalışan futbolcular ,goller v.s olur güzel geçer.Dün gece ki maç hepsinden öte bitsin de gitsin maçıydı .Keita gibi bir adam bile oynamak istemiyordu''benim bu kadro da ne işim var dercesine ''.
Grup maçları bitmeden garantilemeye alışık olmayan bir toplum olmadığmzdan bir acayip geldi maç.Galatasarayımızın maçı olduğu halde 20.dk dan sonra izleyesim gelmedi maçı ,gol atamayacağımız açıktı.
Servet'in olmayan Marsilya macerasından sonra kafası çok karışık sanırım .Çok büyük hatalar yapmaya başladı düzelir umarız.
Aykut yediği golde şanssız dı fakat bana leo dan daha çok güven veriyor nedense .Aslında ufuk u izlemek için de biraz starda kaldım ama göremeyince Asuman Krause li wipeout kaçmadı. :)
Sanırım bu maçtan sonra rijkaard gidecekleri az çok belirlemiştir.Özellikle Aydın hakkındaki kararını vermiş gibi.

Sturm 1 -Galatasarayımız

Aralık 13, 2009

Ankaragücünün Sayılmayan Golü

Ohaaa Be Kardeşim..

Antalyaspor -2 Galatasarayımız -3

Şok gollerle ,rijkaard 'ın yaprtırdığını düşünmediğim garip bir ofsayt taktiğiyle 2-0 yenik duruma düştük.
2 kopya gol ve 2-0 yenik duruma düştük
Bu ofsayt kuralını da anlamadım gitti ortada bir sürü ofsayt adam var ee geriden biri geldi diye ofsayt değilmiş sokayım öyle kurala.Topun kime gideceği belli değil ki ,hakemin insiyatifine kalmış bir kurAl.
Servette bu aralar bi kopukluk var ,uğur da kötü fakat sakatlığna verelim .Bu geri dönüş çok güzel oldu.
Yürüyoruz Sessiz Ve Kederli

Aralık 11, 2009

Coritiba Holigans



***

Coritiba düşme potasındaki son maçında berabere kalıp,düşme potasındaki diğer rakibi yenince küme düşüyor ..Taraftarı ne mi yapıyor ,Stad savaş alanı .

Galatasarayımız 71 - TTT Riga 55


Galatasaray Bayan Basketbol Takımı, FIBA Avrupa Ligi (A) grubundaki 7. hafta maçında, Letonya'nın TTT Riga takımını 71-55 yendi
7.maçta 4.galibiyetimizi aldık ,umarım çıkarız gruptan
Tebrikler Kızlar

Frank Rijkaard


"Rijkaard'ın kariyerime önemli katkı yaptığı gerçeğini asla unutmayacağım. 16 ve 17 yaşlarımda bana güvendi."

"Guardiola daha sıkı ve disiplinli. Rijkaard bize daha çok özgürlük veriyordu, ancak biz kesinlikle bunu değerlendiremedik."

''Guardiola ve Rijkaard'ın takstiksel açıdan iki büyük deha ''.


Lionel Messi

Aralık 10, 2009