Aralık 17, 2009

Serdar Topraktepe




Serdar Topraktepe kocaelispor için çok şey ifade eden bir futbolcu.Herkesin para peşinde koştuğu zamanda arması için ,taraftarı için mücadele eden ender futbolculardan biridir ..
Bakın Kocaelispor aşığı biri neler yazmış ,
Serdar topraktepe kimdir


Son yıllarda daha çok düşünür hale geldim. Bu kent için, karşılığını beklemeden, kendinden bir şeyler vererek, kendini aşarak, ruhunu, kalbini ortaya koyarak mücadele eden, elinden gelenin fazlasını vermeye çalışan kaç insan sayabilirsiniz?..

Hemen herkes, bu kenti ve bu kentin kurumlarını, ucundan kıyısından tırtıklamak için çalışmıyor mu?.. Kimi siyasi rant peşinde, kimi maddi çıkar peşinde koşmuyor mu?.. Karşılık beklemeden, çıkar hesabı yapmadan, yaralı parmağa idrar veren kaç kişi kaldı bizim şehrimizde?..
Pazar günü, Kocaelispor-Mersin İ.Y. maçını, gazetede televizyondan izledim. O ağır sahada, Kocaelispor ve kent açısından çok önem taşıyan bir maçta, Kocaelispor takımının Kaptanı Serdar Topraktepe"nin performansını izlerken, İşte budur dedim.
Çok ağır, her tarafı sularla kaplı bir zemin. Kocaelispor kaptanı Serdar, 30"u çoktan aşmış bir futbolcu. Üstelik, yıllardır bu kulüpten doğru dürüst para almamış. Birlikte oynadığı takım arkadaşlarının büyük bölümü çocuğu yaşında.

Kulübün hali ortada. Serhan Gürkan, O.N. Yaman gibi adamlar Başkan olmuş, kulübü tırtıklamışlar. Yönetici geçinenlerin çoğu Kocaelispor"u kullanmışlar. Hatta, Damarımı kessen, Yeşil-Siyah akar diye bağıran taraftarların bir bölümü bile, Kocaelispor"u geçim kapısı yapmışlar.

Serdar, Türk futbolunun uçarı adamlarından biri. Gezmeyi, tozmayı, yaşamayı sever. Futbolda zirveyi de gördü. Yeri geldi, sıradan futbolcu da oldu. Bu yıl, hadi bilemediniz gelecek yıl, Serdar"ın aktif futbolculuktaki son dönemleri.
Beklentisi yok. Kariyer kaygısı yok. Bu kulüpten, emeklilik tazminatı bile alamayacağını da biliyor.
Ama Kocaelispor için olağanüstü önem taşıyan maçta, Serdar Topraktepe, kaptan olmanın, Kocaelisporlu olmanın, insan olmanın, olağanüstü bir örneğini verdi. Profesyonelliğini bir kenara bıraktı. Ruhunu koydu, kalbini koydu.

Maçı dikkatle izledim. Serdar önemli hatalar yaptı. Top kaybetti. Maç golsüz devam ederken, çok önemli bir fırsatı kaçırdı. Eminim, iki metreden topu boş kaleye sokamadığı o pozisyonda da aşarı heyecanının ve motivasyonunun kurbanı oldu.

Serdar, maç boyunca, en az 10 kez, çamurun içine, buz gibi havada donmak üzere olan saha içindeki gölcüklerin içine düştü. Sırılsıklam oldu. Televizyon ekranından bile nasıl yorulduğu, fizik gücünün nasıl tükendiği, nasıl dilinin dışarı çıktığı açıkça görülüyordu. Herhalde O Mersin maçı sonrasında, Kaptan Serdar birkaç gün yataktan çıkamayacaktır.

Buna rağmen, 78 nci dakikada kendini boşa çıkarttı, topla buluştu, rakip ceza sahasına girdi. Korktum, artık gücü yetmeyecek, kaleci ile karşı karşıya olmasına rağmen topa vuramayacak, devrilecekti. Serdar, burada da aklını kullandı. Arkadan gelen rakibi dokunduğu anda, kendisini çok güzel biçimde yere attı. Takıma hayati penaltı kazandırdı.

Serdar, egosunu yenemeyebilir, Bu takımın kaptanı, golcüsü benim diyerek, penaltıyı atmak da isteyebilirdi. Kimse sesini çıkartmazdı. Bunu da yapmadı. Kendisini saha dışına taşıdı. Genç arkadaşlarına yetkiyi, sorumluluğu verdi. Penaltıyı Onur kullandı, hayati bir gol kazandırdı.

Pazar günkü maçın ardından, Kocaelispor konusunda ilk kez içimde bir umut ve iyimserlik var. Muammer Çelik"in, bu kulübü, bu takımı koşulsuz sevdiğini biliyorum. Başkanlık görevine talip olurken, yola çıkarken, kendisiyle sık sık konuşma imkanını da buldum. Kafasının bastığı insanları yönetime alması konusunda destek verdim: Abi, bu kulübü batırdılar. Bu memleketin evladı dediğimiz insanlar soydu. Siyaset ilgilenmedi. Rezil ettiler. Bundan sonra, şunun kaşı kara, bunun ağzı yamuk bakamayız. Kim para verecekse, kim karşılıksız iş yapacaksa, al yönetime. Başka çaremiz yok diye de kendisine destek verdim.

Şimdi Muammer Çelik"in sevgisi ve inadı, kararlılığı, Serdar Topraktepe gibi bir kaptanın liderliğinde, bu takımın kurtulabileceği konusunda umudum var.
Kaptan Serdar, pazar günü büyük bir örnekti. Serdar tipinde, ununu elemiş, eleğini asmış, futbolculuk kariyeri boyunca aslında neredeyse hiçbir maçta pek fazla hırs yapıp, kendisini paralamamış bir futbolcu, üzerindeki formanın hakkını böyle verebiliyorsa, bu takım kurtulabilir.

Dünyanın bütün kulüplerinin efsane isimleri var. Fenerbahçe"de Lefter, Cemil Turan; G.Saray"da Metin Oktay, Fatih Terim; Beşiktaş"ta Baba Hakkı, Vedat, Yusuf, Sergen; Bayern Münih"te Beckenbauer, Ajax"ta Cruyf, daha pek çok kulüp ve pek çok isim sayılabilir.

Serdar Topraktepe, bence geçen pazar günü Mersin maçındaki inanılmaz özverisi, maçı kazanmak için yaptığı büyük fedakarlık ve gücünün son zerresine kadar sahaya koyuşu ile kulüp tarihine geçmiştir.
Eğer Kocaelispor bu sezon bu ligde kalır, sonraki yıllarda eski parlak günlerine döner ve günün birinde modern bir stadı, bu stadın içinde bir kulüp müzesi olursa, o müzenin girişine, bütün genç futbolculara örnek olsun diye, Serdar"ın bir heykeli konulmalı, altına da Kocaelispor Kulübünün makus talihinin belki de dönem noktası olan Mersin İ.Y. maçının tarihi (13.12.09) yazılmalıdır.
Herkesin bir yerinden tırtıkladığı, herkesin çıkar hesabı yaptığı bir kentte, pazar günü Kaptan Serdar Topraktepe, anlayabilenler için bir örnek oldu. Bir büyük ders verdi. Çamura bulandı, buz gibi suyun içinde defalarca yuvarlandı. Para yok, pul yok, kariyer beklentisi yok.

İnsanlık budur. Adamlık budur.
Haydi Kaptan Serdar... Haydi Başkan Çelik...
Kurtarın şu takımı... Bu kentin ölmediğini, bu kentin takımının daha aşağılara düşmeyeceğini kanıtlayın.
Bizim üzerimize düşen görev neyse, söyleyin, biz de onu yapalım.
Bu kentin daha fazla onursuzluğa, daha fazla sahipsizliğe tahammülü kalmadı.

Özgür Kocaeli Gazetesi
İsmet ÇİĞİT

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder